Alışkanlık Edinmenin Yeni Bir Yolu: Ritüeller

Twyla Tharp Amerikalı bir dansçı ve koreograf. Bugün 76 yaşında olan Tharp modern çağın en başarılı performans sanatçıları arasında gösteriliyor. Çocukluğundan başlayan yaratıcı süreçte sıkı bir çalışmanın eseri olarak 2 Emmy ödülü kazanan, sayısız gösteride yer alan ve 3 kitap yazan Tharp 2003’te yazdığı “The Creative Habit” kitabında başarısının sırrı olarak benim çok pratik bulduğum bir teknikten bahsediyor: “Alışkanlık edinmek için ritüellerin gücünü kullanmak”. Tharp günlük hayatında önemli bir yer kaplayan sabah çalışmasını nasıl bir ritüel haline getirdiğini kitabında şöyle anlatıyor.

Hayatımın her gününe bir ritüel ile başlıyorum. Sabah saat 5: 30’da kalkarım, egzersiz kıyafetlerimi, sweatshirtümü ve şapkamı giyerim. Manhattan’daki evimin dışına çıkarım ve bir taksi çeviririm. Taksiye bindiğimde sürücüye beni iki saat boyunca çalıştığım 91. caddedeki spor salonuma götürmesini söylerim. Ritüelim, her gün bedenimi ve zihnimi çalıştırdığım iki saatlik egzersiz ve ağırlık çalışması değil. Ritüelim, taksi çevirmek. Şoföre nereye gideceğimi söylediğim anda ritüeli tamamlıyorum.

Bu basit bir hareket ama her sabah alışkanlık haline getirerek aynı şekilde yapıyor olmam tekrarlanabilir ve vazgeçmesi zor bir hale gelmesini sağlıyor. Bu ritüel çalışmayı atlama ya da erteleme şansını azaltıyor. Rutinlerimin arasına bir tane daha ekliyorum ve planlarımın arasından düşünecek bir şey eksiltiyorum.

Motivasyon Dediğimiz Şey

Hedeflerimize ulaşma yolunda Tharp’tan öğrenebileceğimiz çok şey var. Herhangi bir hedefe ulaşmanın yolu disiplinli bir çalışma ve alışkanlık oluşturmaktan geçiyor. Bu hedeflerle ilgili temel sorun motivasyon kaynağını yanlış yerde aramamızdan kaynaklanıyor. Motivasyonu çalışmaya başlamak için gereken bir kaynak olarak görüyoruz fakat motivasyon çoğu zaman yeni bir alışkanlıktan önce değil sonra hayatımıza yansıyor. Bir kaç başarısız deneme ve söz gelimi “motivasyonumuzun kırılması” sonucu bu sefer hedeflerde ve yöntemlerde değişikliğe gidiyoruz. Süreci hızlandırmaya ve sonuçları daha hızlı bir şekilde almaya çalışırken gerçekçi hedeflerden saparak kendimize odaklı değil sonuca odaklı bir sürece yöneliyoruz. Bu gerçekçi olmayan hedeflerin hepsi de maalesef yine başarısızlığa doğru çıkıyor.

Kilo vermeyi ve sağlıklı beslenmeyi amaçladığınızı düşünelim. Sağlıklı beslenmek yönünde gereken pek çok bilgiye sahipsiniz, pek çok denemeniz olmuş fakat süreklilik sağlayıp bir sonuç alamamışsınız. Bir süre sonra yöneldiğiniz şey sadece kilo vermek yani görülebilir sonuçlar oluyor. Tartıya çıktığınızda 100 gr. eksik gördüğünüzde seviniyor, 100 gr. fazla gördüğünüzde üzülüyorsunuz. Sonuçlarla motive olmak için kısa sürede sonuçlar alabileceğiniz diyetlere ve yöntemlere başvuruyorsunuz.

Aynı şekilde spora başlamak istiyorsunuz fakat motive olmak için vücudunuzda gözle görülebilir bir değişim arıyor, göremediğinizde vazgeçiyorsunuz. İşinizde daha iyi bir pozisyona gelmek istiyor ve sonucunu maaşınızla, ünvanınızla ölçüyorsunuz. Başlamak için bir motivasyon arıyor, başarısız olduğunuzda motivasyonunuzu kaybetmiş hissediyorsunuz.

Alışkanlık Kazanmak ve Motivasyon Teknikleri

Size tanıdık gelebilecek başka bir örnekle devam edelim. Örneğin koşuya çıkmak, çoğu zaman sadece düşüncesi bile sizi yormaya ve korkutmaya yeterli gelebilir. Fakat en son koştuğunuz zamanı hatırlayın. İlk yüz metreden sonra ne kadar motive olduğunuzu düşünün ya da koşunun sonunda bir sonraki koşu için neler hissetiğinizi. Eğer kendinizde başlayacak enerjiyi bulabilirseniz koşmaya devam etmenin çoğu zaman eforsuz ve kendiliğinden gelen bir süreç olduğunu göreceksiniz. Bir başka deyişle koşuyu bitirmek, başlamaktan çok daha kolaydır.

Newton’un Hareket Kanunlarını hatırlayalım. Birinci Kanuna göre durağan haldeki cisimler durgunluk halini, hareket halinde olan cisimler ise hareket halini korumaya eğilimlidir. Yani hareketi başlatmak çoğu zaman işin büyük bir kısmını oluşturur. Bu büyük yükten kurtulmak için ritüellerin gücünü kullanarak alışkanlık kanunlarını kendi lehimize çevirmeye çalışacağız.

Ritüellerin Gücü

Harekete geçme kısmını otomatik hale getirerek başlangıç aşamasındaki negatif etkilerden sıyrılmayı amaçlıyoruz. Bunu yapmak için iki şeye ihtiyacımız olacak. Birincisi kendimize koyduğumuz hedefi başlatacak, karar verme sürecine girmesi gerekmeyen, basit bir ritüel. Kendimden örnek vermem gerekirse Sadecilik için yazdığım yazıların neredeyse hepsini dışarıda bir kafede çalışırken yazıyorum. Bazı günler gerçekten hazırlanıp evden çıkmak, başka bir lokasyona geçip bilgisayarımı ve notlarımı orada tekrar hazır hale getirmek ve çalışmaya başlamak gözümde büyüyor. Fakat tekrar tekrar denediğim ve gördüğüm bir şey var, evde kalınca çalışmaya başlamak, odaklanıp özenli bir yazı ortaya çıkarmak mümkün olmuyor. Bunun için kendi ritüelimi şöyle belirledim. Dışarı çıkmak için herhangi bir hazırlık yapmadan önce sırt çantamı hazırlıyorum. Bilgisayarım, notlarım, şarj aletleri ve tüm eşyalarımı çantaya doldurduktan sonra giyinip asansöre biniyorum. Buraya kadar olan süreçte karar vermek zorunda olduğum şeylerin sayısı minimumda olduğu için kendimi vazgeçirmeye yönelik bahane üretme ve düşüncelere dalma sürecini atlamış oluyorum. Gerisi zaten otomatik olarak geliyor. İkinci aşama ise bu basit ritüeli bir alışkanlık haline getirmek. Hedefiniz çalışmak için evden çıkmak değil de sırt çantanızı hazırlamak olunca haftanın belirli günlerinde ve saatlerinde bu ritüeli gerçekleştirmenin daha kolay olduğunu görüyorsunuz.

Twyla Tharp’ın bu yöntemi şimdilik benim için gayet iyi çalışıyor. Bu yöntemi başka ritüeller oluşturarak da genişletmeye çalışıyorum.

Peki Bu Yöntem Nasıl İşe Yarıyor?

Alışkanlıkları küçük ritüellerle ilişkilendirerek başlatmak durağanlık halinden harekete haline geçmemiz için gereken bilişsel girdileri azaltmak üzerine kurulu. Duygular, motivasyon ve karar verme sürecini olabildiğince denklemden çıkardığımızda karmaşık bir sürece odaklanmak yerine sürecin parçalarına daha da önemlisi ilk parçasına odaklanmamız daha kolay hale geliyor. Alışkanlık kanunlarına göre de harekete başladığınızda geri kalan adımlar birbirini takip ediyor.

Uygulayabileceğiniz Örnekler

  • Spora gitmek için belirlediğiniz ritüel spor çantanızı hazırlamak olsun. Hatta bunu da otomatikleştirmek için seçeceğiniz bir parça ile girişin. Seçtiğiniz güzel bir müzik zihninizi bulunduğunuz ana odaklarken bu 3-4 dakikayı eşyalarınızı hazırlamak için kullanın.
  • Daha stressiz bir güne uyanın. Sabahları alarmınızın hemen arkasına ekleyeceğiniz 5 dakikalık bir meditasyon ritüeliyle güne daha pürüzsüz ve stressiz bir başlangıç yapın.
  • Sağlıklı beslenmek istiyorsanız her öğünden önce önünüzdeki yemeğin bir fotoğrafını çekin. Bu ritüel size yedikleriniz hakkında bilinçli bir düşünme sürecinden geçmeniz için yardımcı olabilir. Ayrıca geri dönüp baktığınızda daha mutlu olacağınız fotoğraflar çekmek için yapacağınız değişiklikleri açlık halinde değilken değerlendirmenizi sağlayabilir.
  • Daha iyi bir uyku için kendinize bir uyku öncesi ritüeli hazırlayın. Telefonunuzu şarja takarak başladığınız ritüelinize bir bardak ılık su içerek ve kitabınızı alıp yatağa geçerek devam edebilirsiniz.

Kendi ritüellerinizi oluşturup bunları denemeniz ve en az eforla gerçekleştirebileceğinizi seçmeniz önemli. Umarım alışkanlık edinme yolunda bu yöntem sizin için de benim için olduğu kadar faydalı olur. Kendiniz için oluşturduğunuz ritüeller ya da kazanmak istediğiniz alışkanlıklarınızı yorum olarak aşağıda belirtebilirsiniz. Katkılarınız için teşekkürler.

Ritüellerin başarmanızda ne kadar etkili olabileceğiniz merak ediyorsanız bir başka gerçek hayat hikayesini anlattığım İmkansız Gözüken Duvarlar yazısını okumanızı öneririm.

Yeni yazılardan haberdar olmak için aşağıdaki formu kullanarak kayıt olabilirsiniz.

İlginizi çekebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir