Minimalizm ile Kendinize Zaman Ayırmanın 5 Yolu

Günlük hayatlarımız gürültüyle doldu ve her geçen gün bu gürültüyü azaltmak daha da zorlaşıyor.

Kendi başımıza olmanın keyfini sürdüğümüz alanlar bile kuşatıldı. Hava limanının bekleme odasında monitörlerle gözümüze sokulmaya çalışılan reklamlar, market sırasında beklerken kafamıza sokulmaya çalışılan kötü müzikler ve hatta kitapçılarda (en azından geriye kalan bir kaç tanesinde) çevremizi saran reklam sloganları ve görsel dağınıklık bizi asla yalnız bırakmıyor.

Sözde kontrolümüz dahilinde olan ortamlarda ise durum daha fena: televizyonlarımız, internet bağlantılarımız, akıllı telefonlarımız, tabletlerimiz ve sonsuz teknik “ilerlememiz” uyanık olan her anımızın şirketlere pazarlanması için bir araç haline geldi.

Devamını Oku

Ekşi Sözlük’ten 10 Muhteşem Minimalizm Tanımı

Ekşi Sözlük’te minimalizm başlığında Sadecilik’in bahsinin geçtiğini yazınca bir arkadaşım açıp hemen okudum. Sonra hızımı alamadım ve tüm sayfaları taradım. 2018’deki güzel gelişmelerle birlikte hız kazanan minimalizme dair Türkçe içerik ve kaynak sayısı artmaya devam ediyor; buna paralel olarak ilginin de arttığını söylemek mümkün. Ekşi Sözlük’teki minimalizm başlığını incelerseniz yıllar içinde algının nasıl değiştiğini siz de görebilirsiniz. Minimalizm başlığındaki beğendiğim entryleri bir listede toplamaya çalıştım. Hepsi benim minimalizm anlayışımla uyuşmasa da listede çok güzel fikirler ve tanımlar var.

Devamını Oku

Alışkanlık Edinmenin Yeni Bir Yolu: Ritüeller

Twyla Tharp Amerikalı bir dansçı ve koreograf. Bugün 76 yaşında olan Tharp modern çağın en başarılı performans sanatçıları arasında gösteriliyor. Çocukluğundan başlayan yaratıcı süreçte sıkı bir çalışmanın eseri olarak 2 Emmy ödülü kazanan, sayısız gösteride yer alan ve 3 kitap yazan Tharp 2003’te yazdığı “The Creative Habit” kitabında başarısının sırrı olarak benim çok pratik bulduğum bir teknikten bahsediyor: “Alışkanlık edinmek için ritüellerin gücünü kullanmak”. Tharp günlük hayatında önemli bir yer kaplayan sabah çalışmasını nasıl bir ritüel haline getirdiğini kitabında şöyle anlatıyor.

Devamını Oku

Akıllı Telefonlarınız Gerçekten Ortam Dinlemesi Yapıyor Mu?

Son bir kaç yıldır sürekli olarak karşımıza çıkan bir iddia var; akıllı telefonların mikrofonları vasıtasıyla ortam dinlemesi yaptığı ya da telefon görüşmelerimizi dinlediği ve bu verileri bize reklam sunmak için kullandığı. Facebook ve Cambridge Analytica haberlerinden sonra yine ayyuka çıkan bu iddiaların doğruluğunu araştırmak için bir yazı yazmaya karar verdim. Peki bunun sadecilikle ne alakası var diye soracak olursanız şöyle açıklamak istiyorum; önümüzdeki günlerde dijital sadeleşme başlığı altında sosyal medya ve internet kullanımımızı düzenlemeyi ve bilinçli internet kullanıcıları olmayı anlatacağım. Bunun bir parçası da kullandığımız uygulamaların ardındaki işleyişi ve kullanıcı psikolojisini anlamak. İnternet gibi bir nimete sahipken maalesef tembelliğimizden ve sorgulama yetisini geliştiremediğimiz için doğru bilgiye, doğru kaynaktan erişmekte güçlük çekiyoruz. İçinde bulunduğumuz pek çok platformun bizi bağımlı hale getirdiği, metalaştırdığı ve üzerimizden kazanç sağladığı doğru fakat spekülasyonların ateşlediği dayanağı olmayan argümanları yine bu platformları kullanarak yaymak da tam olarak bu mantığa hizmet eden bir davranış. Fazla uzatmadan iddialara ve kaynaklarına geçelim.

Devamını Oku

Dijital Sadeleşme Mümkün Mü?

Bu blogdaki ilk yazımda da (Sadecilik Nedir?) bahsetmiştim, ana hedeflerimden biri dijital olarak sadeleşebilmek. Bugün büyük bir şans olarak gördüğüm tesadüfler sayesinde 90’lı  yılların sonuna doğru bilgisayar ve internet ile tanıştım. Yaklaşık 20 yıldır e-mail, 14 yıldır da Gmail kullanıyorum. Son 10 yıldır iPhone, iPad kullanıcısıyım ve bu akıllı cihazlarla birlikte hayatımızın merkezine konumlanan pek çok sosyal medya uygulamasının bir parçasıyım. Bunun yanısıra yaklaşık 15 yıldır internet üzerinde yaptığım projeler, geliştirdiğim websiteleri, uygulamalar ve müşterilerimin dijital varlıkları var. Bu yılların bir sonucu olarak da dijital olarak büyük bir üretimin sorumlusuyum. Bu varlıkların içerisinde çektiğimiz fotoğraflar, paylaştığımız yazılar, tweetler, attığımız smsler kısacası bir cihaz üzerinde 1 ve 0’lardan oluşan parçalar halinde depolanabilen milyonlarca veri var. Benim gibi siz de kendi üretiminizden sorumlusunuz ve her gün bu büyük veriye katkıda bulunmaya devam ediyorsunuz. Bu yazıda kısaca dijital varlıklarımızın neleri kapsadığına, nasıl geliştiğine ve hayatımızı nasıl etkilediğine değineceğim.

Devamını Oku