Yalnız Geçirilen Zaman

Güneyde bir şehirde tek başıma yürüyorum, ama yalnız değilim.

Eskiden kendimle ilgili yanlış bir şeyler olduğunu düşünürdüm. Yirmili yaşlarım boyunca, normal, toplumun işleyen bir bireyi olmak için yapmanız gereken şeyleri yaparak sosyal normları takip ettim. İşten sonra iş arkadaşlarımla dışarı çıkmak, her akşam ve her hafta sonunu arkadaşlarla geçirmek, sıradan ve boş sohbetlerle zaman öldürmek. Her zaman bir şeylerle meşgul, her zaman çalışır durumda ve hep birileri ile birlikteydim.

Ama bu sürekli iletişim beni yıprattı. Sık sık içinde olduğum durumdan memnun olmadığımı hissediyordum. Garip bir şekilde asla yalnız olmamak beni yalnız hissettirdi.

Sonrasında yirmili yaşların sonuna yaklaşırken keşfettim ki ne zaman kendim için zaman ayırsam daha mutlu hissediyordum. (sonuçta ben içe dönük bir kişiliğe sahiptim / INTJ Kişilik Tipi) Ama merak etmeyin bu tatsız bir “Kendinize zaman ayırın” hatırlatması değil, aksine kendi bireyselliğinizi kabul etmeniz için bir hatırlatma – kendi kişiliğinizi.

Devamını Oku

Neden 12 Yıllık Kariyerimi Çöpe Attım

Bugün, 1 Mart 2011, benim dönüm noktam: İstifa ettim. Bu iki kelimeyi yazmak bile harika hissettiriyor, ama aynı zamanda korkutan, heyecanlandıran, gerçek dışı ve inanılmaz, birçok yönden tarif edilemez bir şey.

Bunu yazarken Nina Simone’ ın “Feeling Good” (İyi Hissediyorum) şarkısını dinliyorum. Şarkının sözleri, şu anki hislerimi çok iyi anlatıyor: “It’s a new dawn (Yeni bir şafak) / It’s a new day (Yeni bir gün) / It’s a new life for me ( Benim için yeni bir hayat) / and I’m feeling good (ve ben iyi hissediyorum)”.

Temiz bir sayfa.
Yeni bir başlangıç.
Heyecan verici bir hayatın kıyısındayım.

Dün, 28 Şubat 2011, büyük bir şirketteki beyaz yakalı kariyerimin son günüydü. 12 yıldan fazladır, 18 yaşımdan beri, neredeyse haftada 80 saat büyük bir telekom şirketinde kariyer basamaklarını tırmanarak çalıştım. Orta batıda, perakende satıştan satış müdürlüğüne; mağaza müdürlüğünden bölge müdürlüğüne ve son olarak da yüzlerce işçiyi ve milyon dolarlık bütçesini yönettiğim 150 perakende mağazasının işletme müdürlüğünde çalıştım. Çalıştığım zaman boyunca, düzinelerce perakende mağazası açtım,  yüzlerce çalışan işe aldım ve birçok kişinin profesyonel bir şekilde büyümesine yardım ettim.

Devamını Oku

Minimalizm ile Kendinize Zaman Ayırmanın 5 Yolu

Günlük hayatlarımız gürültüyle doldu ve her geçen gün bu gürültüyü azaltmak daha da zorlaşıyor.

Kendi başımıza olmanın keyfini sürdüğümüz alanlar bile kuşatıldı. Hava limanının bekleme odasında monitörlerle gözümüze sokulmaya çalışılan reklamlar, market sırasında beklerken kafamıza sokulmaya çalışılan kötü müzikler ve hatta kitapçılarda (en azından geriye kalan bir kaç tanesinde) çevremizi saran reklam sloganları ve görsel dağınıklık bizi asla yalnız bırakmıyor.

Sözde kontrolümüz dahilinde olan ortamlarda ise durum daha fena: televizyonlarımız, internet bağlantılarımız, akıllı telefonlarımız, tabletlerimiz ve sonsuz teknik “ilerlememiz” uyanık olan her anımızın şirketlere pazarlanması için bir araç haline geldi.

Devamını Oku

Ekşi Sözlük’ten 10 Muhteşem Minimalizm Tanımı

Ekşi Sözlük’te minimalizm başlığında Sadecilik’in bahsinin geçtiğini yazınca bir arkadaşım açıp hemen okudum. Sonra hızımı alamadım ve tüm sayfaları taradım. 2018’deki güzel gelişmelerle birlikte hız kazanan minimalizme dair Türkçe içerik ve kaynak sayısı artmaya devam ediyor; buna paralel olarak ilginin de arttığını söylemek mümkün. Ekşi Sözlük’teki minimalizm başlığını incelerseniz yıllar içinde algının nasıl değiştiğini siz de görebilirsiniz. Minimalizm başlığındaki beğendiğim entryleri bir listede toplamaya çalıştım. Hepsi benim minimalizm anlayışımla uyuşmasa da listede çok güzel fikirler ve tanımlar var.

Devamını Oku

Alışkanlık Edinmenin Yeni Bir Yolu: Ritüeller

Twyla Tharp Amerikalı bir dansçı ve koreograf. Bugün 76 yaşında olan Tharp modern çağın en başarılı performans sanatçıları arasında gösteriliyor. Çocukluğundan başlayan yaratıcı süreçte sıkı bir çalışmanın eseri olarak 2 Emmy ödülü kazanan, sayısız gösteride yer alan ve 3 kitap yazan Tharp 2003’te yazdığı “The Creative Habit” kitabında başarısının sırrı olarak benim çok pratik bulduğum bir teknikten bahsediyor: “Alışkanlık edinmek için ritüellerin gücünü kullanmak”. Tharp günlük hayatında önemli bir yer kaplayan sabah çalışmasını nasıl bir ritüel haline getirdiğini kitabında şöyle anlatıyor.

Devamını Oku